23 Kasım 2016 Çarşamba

MERYEM VE SİNAN - 9

 
Kalktı Meryem yemek yapması gerekti. Hayat devam ediyordu bir taraftan. Sinan gelecekti. Sinan ve melek tarhana çorbasını çok severdi. Tarhana çorbası pişirdi. Salata yaptı. Yanına yoğurtlu makarna yaptı. Melek acıkmıştı. En çabuk onları yapabildi. Sonra beklemeye başladı. Sinan yine geç kalmıştı. Arıyordu ama yine cevap vermiyordu. Geldiğinde alacağı cevapları biliyordu telefonu duymadım. İş bitmedi. Oysa Meryem biliyordu Sinan'ın 5 'de işten çıktığını. Bu aylardır böyleydi. Yorulmuştu her şeyden sürekli aynı şeyleri konulmaktan. Hiç bir şey söylemeden de duramıyordu. Hep inanmıştı Sinan'a öyle olmasını isteyerek. Ama güvenini kaybetmişti. Sinan geldiğinde neredeyse saat 7.30'du. Yemeğe oturdular. Sinan yine hiç bir şey yokmuş gibi davrandı. Yemeğe oturdular. Yemekten sonra Meryem Sinan'la konuşmaya çalıştı. Tamda beklediği cevapları aldı. Her zaman aynı cevapları alırdı ya. Bir şey demedi güvenmese de sana inanıyorum güveniyorum dedi. Artık toparlanmak ailesinin toparlanmasını istiyordu. Beklediği neydi Sinan'ın. Meryem ailesi için çabalayan bir kadındı. Belki Sinan'a iyi davranmamıştı zamanında. Bazen hataları olmuştu herkes kadar. Ama bir yıldır çabalıyordu. Her şeyini kaybetmişti bu uğurda. Yaşama sevinci bile kaybolmuştu. Sadece nefes alıyordu. Bunun dışında hiç bir şeyden tat almıyordu. Sinan içeri geçti. O televizyon izlerken Melek ' de yanına gitti. Babasından ilgi bekliyordu. Babasını çok severdi. Melek ve Sinan televizyon izlerken Meryem mutfağa gitti. Çay yapmak için çaydanlığı ocağa koydu. Mutfağı toparlamaya başladı. Düşünüyordu. Neydi bu. Bir imtihan mı. Bir sınav mı. Ne yapması gerekiyordu. Sabrı kalmamıştı. Ne olacaksa olsun diyordu. Ama melek vardı. O arada mahvolurdu. Mutfağı toparlayınca çayı demledi. Bir sigara yaktı. Tiryaki değildi Meryem bu olaylara kadar günde birkaç tane içerdi. Çoğu zaman sadece Sinan'a eşlik ederdi. Ama son bir senedir oldukça fazlalaştırmıştı. Sigarasını içerken ne yapması gerektiğini düşündü. Yapılacak ne varsa yapmıştı. Kızmış bağırmış evi talan etmiş kavgalar etmişti. Düzgün düzgün konuşmayı arkadaş gibi yaklaşmayı denemişti. Bütün kadınlık duygularını kullanmıştı. Bütün ilgisini Sinan'a vererek onunla ilgilenmişti. Ama olmuyordu. Sinan sanki kör gibi görmüyordu. Ne o kadını ne Meryem'i bırakmıyordu. Meryem' e o kavgalarında bir kere dahi git ne halin varsa gör dememişti. Neydi o zaman bu ne bir adım ileri ne bir adım geri geliyordu. Son bir yıldır her gün aynı şekilde devam ediyordu.

3 yorum:

  1. çok normal ki bu ya. erkekler bizim ülkede böyle. evde ailesi olmasından memnun işte. çocuğu da var, evde eşi de var, ev işleri de oluyor, her şey tamam, bir de dışarda bir macera lazım, birileriyle gönül eğlendirmesi lazım, bunu yapan çok, kadınların onda dokuzu katlanıyor buna, hatta aman gitsin dışarda başkaları ile olsun bana bulaşmasın diyor kadınlar. ama bazıları da meryem gibi sevgi bekliyor, kocam beni sevsin diyor. ama bu olmaz, olmayacak, sinan hep böyle olacak, hiç değişmeyecek. meryem kabul etmeli. iki seçenek var yaaa. ya kabullencek eşini böyle, ya da bir formül bulacak ve boşanacak, kızını da alıp gidecek, bunun için, meryeme önce ekonomik özgürlük lazım, meryem ayda ne bileyim 2-3000 lira kazanacak bi iş bulmalı. çözüm para işte. ülkemizde kadınların maaşı olsa hiçbiri evli kalmaz. ekonomiden dolayı kadınlar mecburen evli kalıyor yaaa. parası olsa kadınların bu sinanları çekmez işteee çeker gide hatta kapıyı kilitler eve sokmaz sinanları. en iyisi bunu yapmak, git bir daha gelme demek, gelirse de polis çağırmak en güzeliii :)

    YanıtlaSil
  2. selam, blogunuz çok dikkatimi çekti ve hoşuma da gitti :) bende beklerim sizi
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Yazıyı okuduktan bir gün sonra kendimi Meryem'i düşünürken buldum... Hikaye ile hep güncel kalan bir soruna parmak basmışsınız... Bulduğum çözüm biraz acımasızca, yazmasam içimde kalacak. Askerde erlerin yemeklerine şap karıştırıyorlar diye duymuştum. Böylelerini hiç bir şey yola getiremiyorsa askerlik günlerine döndürecek yemeklerden vermeli, bakalım o zaman öbür kadın diye bir şey kalıyor mu?

    YanıtlaSil